YOLSUZLUKLARI BENİMSEMEK, SESSİZ KALMAK!
11 Ocak 2026BİR PAZAR GÜNÜ YAZISI:
YOLSUZLUKLARI BENİMSEMEK, SESSİZ KALMAK!
Son günlerde, başta belediyelerin ruhsat verme hizmetleri olmak üzere çeşitli idarelerin yürüttüğü hizmetlerde menfaat sağlama girişimlerinin konuşulduğunu duyuyoruz. “İki kişinin bildiği artık sır değildir” sözü, bu tür yolsuzluk ve menfaat sağlama olaylarında adeta hayat bulmaktadır. Özellikle para veren ya da kendisinden para istenen kişiler, yaşadıkları durumu mutlaka başkalarıyla paylaşmaktadır.
Böylece, başlangıçta iki kişinin bildiği bir konu, kısa sürede herkesin konuştuğu bir bilgiye, hatta dedikoduya dönüşmektedir. Zamanla, bazen olmayan şeyler de üzerine eklenerek olaylar daha da büyütülmekte; tabir yerindeyse kar topu çığa dönüşerek, tüm idare töhmet altında bırakılmaktadır.
Aslında işin özü çok nettir: Bu tür yasa dışı girişimlere hiç fırsat verilmemeli, idare de vatandaş da işini doğru ve dürüst şekilde yapmalıdır. Haklı olduğu hâlde mağduriyet yaşayan kişilerin ise, sağda solda konuşmak yerine ellerindeki somut bilgi ve delillerle doğrudan adli birimlere başvurmaları gerekmektedir. Ancak, özellikle belediye veya idareyle ters düşme ve “başıma başka işler gelir” endişesi, birçok kişiyi adli makamlara başvurmaktan alıkoymaktadır.
İşin asıl tuhaf ve düşündürücü yanı ise, bu tür yasa dışı girişimleri partililere veya idarecilere aktardığınızda, çoğu zaman ya sessiz kalmaları ya da “Biliyoruz, bizim de kulağımıza geliyor” diyerek konuyu geçiştirmeleridir. Bazıları ise “Herkes yapıyor, başkaları da yapıyor, onlar da yapıyor” gibi, anlaşılması güç savunmalara başvurmaktadır. Geçtiğimiz günlerde bir tanıdığın, “Belediyelerin çoğunda işler bu şekilde yürür” diyerek olayı olağanlaştırmaya çalışması da bu bakış açısının bir yansımasıdır.
Oysa biz, başkalarının yaptığı yolsuzlukları ve hırsızlıkları yapmayın diye sizi seçtik dediğimizde, bu kez siyasi taraf olmakla suçlanıyorsunuz.
32 yıllık devlet memurluğu tecrübem boyunca hem müfettiş/denetçi hem de idareci olarak görev yaptım. Kimseyi töhmet altında bırakmadan ifade etmek isterim ki, işin başı çoğu zaman idarecilerden başlamaktadır. Bazı istisnalar dışında, idarecilerin yönetim anlayışı ve kişisel tutumları bu tür olaylarda belirleyici rol oynamaktadır.
Bunun yanı sıra, idarelerin yürüttüğü hizmetlerin açık ve şeffaf olması; tüm hizmetlerin süreç ve iş akışlarının belirlenerek vatandaşlarla paylaşılması gerekmektedir. Vatandaşlar, işlemlerinin hangi aşamada olduğunu, neden beklediğini ya da bekletildiğini anlık olarak bilmeli ve süreci takip edebilmelidir.
Adli yönden ise, vatandaşlara güvence ve koruma sağlanarak yolsuzluk ve menfaat sağlama olaylarını rahatlıkla yetkili birimlere bildirebilecekleri bir ortam oluşturulmalıdır.
İşin en önemli noktası ise şudur: Yolsuzluk, hırsızlık ve menfaat sağlama olayları karşısında birey ve toplum olarak gösterdiğimiz ya da göstereceğimiz tepkidir. Eğer “Herkes yapıyor” anlayışını benimser ve bu olaylara sessiz kalırsak, işte o zaman birey ve toplum olarak işimizin gerçekten çok zor olduğu açıktır.
Saygılarımla,
Levent KÜÇÜK
Genel Başkan
Tüketiciler Derneği (TÜDER)
- YOLSUZLUKLARI BENİMSEMEK, SESSİZ KALMAK! - 11 Ocak 2026
- KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YAŞANAN SORUNLAR - 9 Ocak 2026
- BİR SAÇ BOYASI ZAMMI VE EKONOMİK GERÇEKLER! - 9 Ocak 2026
