“KEŞAN, GELİBOLU VE SAROZ KÖRFEZİ GÖZLEMLERİM”

25 Temmuz 2026 Kapalı Yazar: Levent Küçük

“KEŞAN, GELİBOLU VE SAROZ KÖRFEZİ GÖZLEMLERİM”
Keşan, Gelibolu ve çevresini kapsayan bir haftalık tatilim sırasında; esnaf, sanatkâr ve ticaretle uğraşan kişilerle görüşme, ayrıca sahillerde vatandaşlarımızın tatil alışkanlıklarını gözlemleme fırsatı buldum.
Edindiğim izlenimleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
1- Görüştüğüm iş yeri sahiplerinin büyük çoğunluğu, geçen sezona göre satışlarının önemli ölçüde düştüğünü ifade etti. Bir esnafımız ise, “Önceki yıllardaki şort satışlarını bu sezon gerçekleştiremedik.” diyerek durumu özetledi.
2- Bazı esnaflar, dolaşımdaki 200 liralık banknotun artık ihtiyacı karşılamadığını, döviz kurunun baskı altında tutulduğunu ve devalüasyonun kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
3- Kahvehanelerde ağırlıklı olarak ileri yaştaki vatandaşları görürken, kafe ve benzeri mekânlarda ise çoğunluğun 20 yaş altındaki gençlerden oluştuğu dikkatimi çekti. Belediyelerin işlettiği çay bahçelerinin ise özellikle aileler tarafından tercih edildiğini, bunda uygun fiyatların önemli bir etken olduğunu gözlemledim.
4- Sahillerin, başta aileler olmak üzere toplumun her kesimi tarafından yoğun ilgi gördüğünü, havlusunu ve şemsiyesini alan vatandaşların halk plajlarına akın ettiğini gördüm. Biz de ailece Erikli, Uzunkum ve Hamzakoy plajlarında şemsiyemizi kurup sandalyelerimizi açarak Saroz Körfezi’nin serin sularında denize girdik.
5- Sahillerin halka açık olmasının ve belediye tesislerinden uygun ücretlerle yararlanılabilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha bizzat yaşadım. Gelibolu Belediyesi’nin Hamzakoy Plajı’ndaki tesisini oldukça başarılı buldum. Buna karşılık Erikli Plajı’nda loca ve şezlong odaklı özel işletmeciliğin arttığını, bunun da vatandaşların sahillerden önceki yıllara göre daha sınırlı şekilde yararlanmasına yol açtığını gözlemledim.
6- Sebze ve meyve fiyatlarına gelince; şehir merkezindeki market ve manavlarla köy yolları üzerindeki satıcılar arasında kayda değer bir fiyat farkı bulunmuyor. Hatta “köylüden alıyorum” düşüncesiyle yol kenarında daha yüksek fiyatlarla satış yapanlara bile rastlamak mümkün. Mecidiye’de yol üzerindeki bir markette beyaz kavunun kilogramının 80 liraya satıldığını gördüm.
7- Gittiğimiz her yerde 34 plakalı araçların yoğunluğu dikkat çekiyordu. Lokanta ve restoran fiyatlarının İstanbul’dan çok farklı olmadığını, buna karşılık sunulan yiyeceklerin daha doğal ve daha lezzetli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle Keşan ve Gelibolu’da yetişen kavunların lezzeti ve aroması gerçekten etkileyiciydi.
8- Turizm tesislerinin doluluk oranı hakkında kesin bir kanaate varamadım. Ancak tesislerde boş odaların bulunduğuna ve fiyatların yüksek olduğuna ilişkin birçok değerlendirmeye şahit oldum.
9- Semt pazarları; taze ve çeşitli sebze-meyve ürünleri sunmaları nedeniyle yoğun ilgi görüyor. Her gelir grubuna hitap eden ürünleri bulmak mümkün. Keşan ve Gelibolu pazarları gibi büyük pazarlarda, kıyafetten gıdaya kadar pek çok ihtiyaç karşılanabiliyor. Ayrıca yol kenarlarında traktör römorklarında karpuz ve kavun satan üreticilere de sıkça rastlanıyor.
Sonuç olarak; vatandaşlarımız imkânları ölçüsünde yaz tatillerini geçirmeye çalışıyor. Ancak konuşulan konuların başında ekonomi, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı geliyor. Belediye tesislerinin varlığının ve sahillerin halka açık olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha yerinde görmüş oldum. Bir bardak çayı 5-10 lira daha ucuza içebilmenin hesabını yapan çok sayıda vatandaşımız var. Bu nedenle, vatandaşların bütçesine doğrudan katkı sağlayan sosyal belediyecilik anlayışının her zamankinden daha fazla desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Son olarak; Trakya’nın uçsuz bucaksız ayçiçeği (günebakan) tarlalarını ve Saroz Körfezi’nin eşsiz plajlarını mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Kısacası, ülkemizin her köşesi ayrı bir güzellik barındırıyor.
Saygılarımla.
Levent KÜÇÜK
Genel Başkan
Tüketiciler Derneği (TÜDER)

Levent Küçük
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]