BİR PAZAR GÜNÜ YAZISI: ÇOK ŞEYİMİZ VAR. O ZAMAN SORUN NEREDE?
8 Kasım 2026BİR PAZAR GÜNÜ YAZISI: ÇOK ŞEYİMİZ VAR. O ZAMAN SORUN NEREDE?
Düşünsenize, neredeyse her şehrimizde bir üniversitemiz var. Yetişmiş bürokratlarımız, askerlerimiz, polisimiz, iş insanlarımız, hâkimlerimiz, savcılarımız, müfettişlerimiz, doktorlarımız, bilim adamlarımız, öğretmenlerimiz ve din adamlarımız var.
Hemen her kurumumuzda denetim ve teftiş birimleri, müfettişler ve denetçilerimiz var. Üstelik bankacılık, enerji, finans ve telekomünikasyon gibi alanlarda düzenleyici ve denetleyici üst kurullarımız, bu kurumlara ait kocaman kocaman binalarımız var.
Asıl önemlisi, hep övündüğümüz köklü bir devlet geleneğimiz, güçlü bir tarihsel birikimimiz ve sanayi kuruluşlarımız var.
Kısacası, hemen hemen her şeyimiz var.
Ancak, Cumhuriyetimizin 103. Yılını idrak ettiğimiz 2026 yılında ülkemizde en çok konuştuğumuz konuların başında maalesef yolsuzluk, rüşvet ve haksız kazanç iddiaları geliyor. Ekonomik sorunlar ve geçim sıkıntısı ise, yıllardır peşimizi bırakmayan bir kabus gibi devam ediyor. Hep daha iyi olacak, ekonomi düzelecek umuduyla ömrümüz geçip gidiyor.
İnsan ister istemez kendisine şu soruları soruyor:
Biz nerede yanlış yapıyoruz? Sorun nerede? Neyi eksik veya yanlış yapıyoruz? Veya neden mutsuzuz?
Amacımız, bir olumsuz tablo ortaya koyup, toplumda bir karamsarlık oluşturmak değildir. Öte yandan, ülkemizde her şeyin olumsuz olduğunu, herkesin umutsuzluk taşıdığını da elbette ileri süremeyiz.
Ancak; çarşıda, pazarda, sokakta ve mahallede konuştuğumuz insanların önemli bir bölümü, kendilerini az çok yaşamış kabul ederek, özellikle genç kuşakların geleceği konusunda ciddi kaygılar taşımaktadır.
Ülkesini seven, ülkesinin geleceğini düşünen her sağduyulu insan, içinde bulunduğumuz tablodan üzüntü duymaktadır.
Durum böyle olunca, günlük manipülatif algı olayları yerine, büyük resme, büyük tabloya gerçekçi olarak bakmalıyız. Bu olumsuz tablonun nedenlerini ve sonuçlarını doğru değerlendirmek zorundayız.
Başta siyaset kurumu ve ülkemizi yönetenler olmak üzere, hepimiz kendimizi sorgulamalı; nerede yanlış yaptığımızı, hangi eksiklikleri gideremediğimizi açıkça ve samimi olarak ortaya koymalıyız.
Sorunlarımıza çözüm üretmek amacıyla bilgi, birikim ve tecrübe sahibi bunca kişi ve kurum, elini taşın altına koymalıdır. Çünkü ülkemize sahip çıkmaktan, güzel ülkemizde huzur, güven ve refah içerisinde yaşamaktan başka çaremiz bulunmamaktadır.
İnsanlarımıza umutsuzluk değil, umut vermeliyiz. Şikâyet etmekle yetinmemeli, samimi olarak gerçekçi çözümler üretmeliyiz.
Aksi halde, çok çok geç kalabiliriz.
Saygılarımla,
Levent KÜÇÜK
Genel Başkan
Tüketiciler Derneği (TÜDER)
- BİR PAZAR GÜNÜ YAZISI: ÇOK ŞEYİMİZ VAR. O ZAMAN SORUN NEREDE? - 8 Kasım 2026
- HÜKÜMETE ÇAĞRI: ELEKTRİK FATURALARIYLA MİLYONLARCA HANEYE YENİ YÜK GETİRMEYİN! - 6 Kasım 2026
- 9.ULUSLARARASI GIDA GÜVENLİĞİ KONGRESİ - 6 Kasım 2026
