NASIL BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İSTİYORUZ?
1 Kasım 2026NASIL BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İSTİYORUZ?
Ülkemizde ve bölgemizde son günlerde yaşanan olayları ve ortaya çıkan beklentileri, ön yargıdan uzak olarak, toplum yararına sizlerle paylaşmak istiyorum.
1- Fon vurgunu, belediyelerde ve diğer kamu birimlerinde gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile ortaya çıkan üzücü ve kabul edilemez olaylar, toplumun sağduyulu kesimlerinde siyaset kurumuna ve yönetenlere duyulan güveni ciddi ölçüde sarsmıştır. Bu durum, toplumun geleceğe ilişkin beklentilerini de olumsuz etkilemektedir.
2- Bölgemizde devam eden savaşların, enerji, petrol ve silah kaynaklı çıkar çatışmalarının ve İsrail-Filistin sorununun, sanki ülkemizde yaşanıyormuş gibi bazı medya organlarında sürekli gündemde tutulması, toplumda artık bıkkınlık yaratmakta ve endişeleri artırmaktadır.
3- Vatandaşlarımız bir yandan gıda ürünlerindeki hayat pahalılığıyla mücadele ederken, diğer yandan açıklanan taklit ve tağşiş listelerinde ortaya çıkan insan sağlığını hiçe sayan uygulamalar karşısında büyük bir güvensizlik yaşamaktadır. İnsanlar ne yiyip ne içecekleri konusunda endişeye ve çaresizliğe sürüklenmektedir. Uygulanan yaptırımlar yetersiz kalmakta, denetim ve gözetim görevleri gereği gibi yerine getirilmemektedir.
4- Toplumun sabit ve dar gelirli kesimleri günlük yaşamlarını sürdürebilmek ve enflasyon karşısında daha fazla ezilmemek için mücadele ederken, 2027 Ocak ayındaki maaş artışlarının bazı kesimlerce sürekli gündeme getirilerek umut tacirliği yapılması, bu kesimlerle adeta alay edilmesi anlamına gelmektedir.
5- Küçük ve orta ölçekli işletmeler ile esnaf ve sanatkârlarımız günlük işletme maliyetlerini karşılayabilmek için çaba gösterirken, bazı kesimler kayıt dışı faaliyetlerini sürdürmeye ve beyan ettikleri gelirlerle yaşam standartları arasındaki çelişkiyi devam ettirmeye çalışmaktadır. Bazı belediyelerde ruhsat alma süreçlerinin bir türlü sonuçlandırılamaması ve bürokratik engeller ise işin bir başka eziyetli boyutunu oluşturmaktadır.
6- Sağduyulu vatandaşlarımız; samimi, dürüst, bilgili ve görevlerini gereği gibi yerine getiren siyasetçileri, milletvekillerini, bürokratları, belediye başkanlarını ve kamu görevlilerini karşılarında görmek istemektedir.
Sırf sosyal medyada fotoğraf paylaşmak amacıyla halkın arasında görünmeye çalışanlardan, hizmet üretmek yerine fotoğraf verme yarışına girenlerden toplum artık bıkma noktasına gelmiştir.
7- Kamuya ait hazine arazileri ile belediyelerin ve üniversitelerin mülkiyetindeki taşınmazların kullanımında ve işletilmesinde vatandaşların yararı esas alınmalıdır. Kiralama, satış veya imar değişiklikleri yoluyla belirli kişi ve gruplara kazanç sağlanması anlayışından vazgeçilmelidir.
8- Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken; namuslu ve dürüst insanların itibar gördüğü ve korunduğu, kanun önünde eşitliğin sağlandığı, kamu hizmetlerinin sunumunda hiçbir ayrımcılığın yapılmadığı bir devlet ve yönetim anlayışını hayal ediyoruz.
Böyle bir anlayışın yerleşmesi için sorumluluk bilinciyle görevlerini yerine getiren herkese toplum olarak minnettar olacağız.
9- Güzel ülkemizde birlik ve beraberlik içerisinde; üreterek, çalışarak, hakça bölüşerek, huzur ve güven içinde yaşamak istiyoruz.
Ülkemizin taşını, toprağını, dağlarını, akarsularını, çiçeklerini, böceklerini ve sağduyulu insanlarını seviyoruz.
Açgözlülüğü değil, ekmeğimizi ve aşımızı paylaşmayı seviyoruz.
10- Başta ülkemizi yönetenler olmak üzere; görevimiz, unvanımız, mesleğimiz ve işimiz ne olursa olsun, hepimiz ülkemize karşı görev ve sorumluluklarımızı eksiksiz yerine getirmeliyiz.
Sözde değil, özde çalışkan ve dürüst olmalıyız. Ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde hepimizin sorumluluğu olduğunu, ülkemize hep birlikte sahip çıkmaktan başka çaremiz olmadığını ve kendi geleceğimize kendimizin yön verebileceğini asla unutmamalıyız.
Saygılarımla,
Levent KÜÇÜK
Genel Başkan
Tüketiciler Derneği (TÜDER)
- NASIL BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İSTİYORUZ? - 1 Kasım 2026
- ÇAĞRI: BAKIRKÖY KİTAPÇILAR KÖPRÜSÜ - 25 Ekim 2026
- BALKAN BİRİKİMİ GAZETESİ RÖPORTAJ - 25 Ekim 2026
