GENÇ GİRİŞİMCİLERE SİGORTA PRİM TEŞVİKİ VE KAZANILMIŞ HAKLARIN KORUNMASI

17 Ocak 2026 Kapalı Yazar: Levent Küçük

GENÇ GİRİŞİMCİLERE SİGORTA PRİM TEŞVİKİ VE KAZANILMIŞ HAKLARIN KORUNMASI

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20. maddesinde yer alan “Genç girişimcilerde kazanç istisnası” düzenlemesi ile; bireysel iş kurma ve girişimciliği teşvik etmek amacıyla, belirlenen şartları taşıyan kişilere 1 yıl süreyle gelir vergisi kazanç istisnası sağlanmış, ayrıca bu kişilerin SGK (Bağ-Kur) primlerinin de 1 yıl süreyle Hazine tarafından karşılanacağı (5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında) hüküm altına alınmıştı.

Uygulamayı bir örnekle açıklayacak olursak; teşvik şartlarını taşıyan bir mimar gencimizin 20.03.2025 tarihinde ilk kez vergi mükellefi olması hâlinde, 20.03.2026 tarihine kadar belirli bir tutara kadar elde ettiği kazançlar için gelir vergisi ödememesi, ayrıca bu süre boyunca SGK primlerinin Hazine tarafından karşılanması öngörülmekteydi.

Bu teşvike güvenerek iş kuran ve vergi mükellefiyeti tesis ettiren çok sayıda genç girişimcimiz olmuştur.

Peki, sonra ne oldu?

19 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun ile, Genç Girişimci Desteği Programı kapsamında yeni işe başlayan gençlerin 1 yıl boyunca primlerinin devlet tarafından karşılanmasına ilişkin Bağ-Kur desteği, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren tamamen kaldırılmıştır.

Bu düzenleme ile, 7566 sayılı Kanun’dan önce vergi mükellefi olmuş ve prim desteğinden yararlanma süresi henüz sona ermemiş olan genç girişimcilerin kazanılmış hakları da ortadan kaldırılmıştır. Örneğin, yukarıda belirtilen ve destek süresi 20.03.2026 tarihinde sona erecek olan mimar gencimizin hakkı da bu kapsamda fiilen sona erdirilmiştir. SGK birimleri tarafından Ocak/2026’dan geçerli olmak üzere, prim borçları tahakkuk ettirilmiştir.

Oysa hukukta yer alan “kazanılmış hakların korunması” ve “aleyhe olan hükümlerin geriye yürümemesi” ilkeleri dikkate alındığında, bu hakların korunması gerektiği açıktır.

Konu hakkında sohbet ettiğimiz bazı gençler; her fırsatta gençlere öncelik ve önem verdiğini ifade eden Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu düzenlemeden haberdar olmadığını düşünmektedir. Bazıları, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’i kastederek, düzenlemeyi “ŞİMŞEK gibi bir düzenleme” şeklinde ironik biçimde yorumlamaktadır. Bazıları ise, “Devlette bu kadar harcama ve israf varken, tasarruf bizim primlerimizden mi yapılmalı?” sorusunu sormaktadır.

Bu konunun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda genç seçmenler açısından siyasi ve sosyal boyutları da bulunmaktadır. En önemlisi ise, devlete duyulan güven ve devletin itibarı açısından ciddi bir olumsuzluk yaratmasıdır.

SGK aleyhine açılabilecek davalar sonucunda ortaya çıkacak yargılama giderleri ve kamu maliyeti de hesaba katıldığında, ister istemez şu soru akla gelmektedir:

“Attığınız taş, ürküttüğünüz kuşlara değecek mi?”

Son düzenlemenin; hukukun temel ilkeleri, kazanılmış haklar, ayrıca siyasi ve sosyal etkileri birlikte değerlendirilerek yeniden ele alınmasında büyük yarar bulunmaktadır.

Saygılarımla,

Levent KÜÇÜK

Genel Başkan

Tüketiciler Derneği (TÜDER)

Levent Küçük
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]