15 MART DÜNYA TÜKETİCİ HAKLARI GÜNÜ: SORUNLAR VE BEKLENTİLER

15 Mart 2026 Kapalı Yazar: Levent Küçük

15 MART DÜNYA TÜKETİCİ HAKLARI GÜNÜ: SORUNLAR VE BEKLENTİLER

 

Bu yıl 15 Mart’ı, bölgemizde devam eden savaş ve gıda fiyatlarındaki artışlar başta olmak üzere, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısıyla karşılıyoruz. Gelir dağılımında ve vergilemede adaletin sağlanamamış olması, alt ve orta gelir gruplarının yaşamlarını daha zor hale getirmektedir.

 

Dünyada ve bölgemizde ortaya çıkan siyasi gelişmeler, iklim değişiklikleri, tükenen doğal kaynaklar ve değişen tüketim alışkanlıkları, geleceğe yönelik beklentileri değiştirirken; bilinçli bir tüketici olmanın yanı sıra, ekonomik, siyasi, askeri alanlarda güçlü, kendi kendine yetebilen bir ülke olmanın önemini ve gerekliliğini ortaya koymaktadır.

 

Ülkemizde 1995 yılında ilk kez yürürlüğe giren 4077 sayılı Kanun’dan, hâlen yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a kadar geçen süreçte, yasal anlamda tüketicileri koruyucu önemli kazanımlar elde edilmiştir. Ancak yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığı bilinen bir gerçektir. Yasal düzenlemeler, uygulanabilir olduğu ve uygulandığı andaanlam kazanacaktır.

 

15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü’nde:

 

1-DEPREM RİSKİ: Olası deprem riskine karşı, İstanbul başta olmak üzere deprem riski taşıyan bölgelerde acil önlemler alınarak, insanların sağlam yapılarda yaşaması süratle sağlanmalıdır.

2-GÜVENLİ GIDA ÜRÜNÜ: Piyasada satışa sunulan her ürün, güvenli ürün olmalı; tarladan sofraya kadar her gıda ürünü izlenebilir olmalı, taklit ve tağşiş gıda üretimi ile satışını yapan işletmelere daha ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Kimyasal kalıntılar (pestisit) içeren ürünlerin üretim ve satışına asla izin verilmemeli, pestisit içeren ürünler ve üreticileri kamuoyuna sürekli açıklanmalıdır.

3-TRAFİK SORUNU: Trafik sorununa çözüm amacıyla ulaşımda raylı sistemler ağı genişletilmeli, toplu ulaşımın konforu artırılarak daha fazla tercih edilmesi sağlanmalıdır. Toplu ulaşım daha ucuz ve ulaşılabilir hale getirilmelidir.

4-OTOPARK İHTİYACI: Otopark ihtiyacını gidermek amacıyla, mahalle ve semt otoparkları inşa edilmeli, kamuya ait sokak ve caddelerin ücret karşılığı otopark olarak işletilmesi uygulamasına acilen son verilmelidir.

5-PİYASA DENETİMİ VE GÖZETİMİ: Piyasa denetimi ve gözetimi sürekli sağlanmalı, başıboş piyasa işleyişi ve rekabeti bozucu ticari faaliyetler engellenmelidir. Üreticinin ve tüketicinin birlikte kazançlı çıktığı bir piyasa işleyişi sağlanmalıdır.

6-YÜKSEK ORANLI DOLAYLI VERGİLER: Yüksek oranlı dolaylı vergilere son verilmeli, vergilemede adalet sağlanarak “mali güce göre vergilendirme” ilkesi hayata geçirilmelidir. Alt ve orta gelir gruplarının vergi yükü azaltılmalıdır.

7-YOLSUZLUK VE İSRAF: Kamu kaynaklarının elde edilmesi ve kullanımı daha şeffaf hale getirilerek hesap verebilir yöntemler uygulanmalıdır. Merkezi birimler ve yerel yönetimler aracılığıyla haksız menfaat sağlanmasına son verilmeli, ihale süreçlerinde şeffaflık sağlanmalıdır. Kamuda ve yerel yönetimlerde yolsuzluk ve israfa son verilmelidir.

8-CEZASIZLIK ALGISI: Adalet hizmetlerinde, toplumdaki cezasızlık algısına son verilerek, “yapanın yanına kâr kalmadığı” bir adalet sistemi işlerlik kazanmalıdır. Dava süreçlerinde adalet ve hız sağlanmalıdır.

9-KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI: Yaşanılan dolandırıcılık olaylarında, kişisel verilerin usulsüz ele geçirilmesi ve kullanılması etkili olmaktadır. Kişisel verilerin korunmasına ve usulsüz kullanımını önlemeye yönelik daha ağır yaptırımlar uygulamaya konulmalıdır.

10-YASA VE YÖNETMELİKLERİN UYGULANABİLİR OLMASI: Yasa ve yönetmeliklerin uygulanabilir olması sağlanmalı, bunların hazırlanma aşamasında tüketici dernekleri ve ilgili STK’ların görüş ve önerileri mutlaka dikkate alınmalıdır.

11-DOLANDIRICILIK GİRİŞİMLERİNE ÖNLEM:Elektronik ticarette yaşanan gelişmeler göz önünde bulundurularak, dijital dolandırıcılıkları önlemeye yönelik tedbirler alınmalı, bankalar ve aracı hizmet sağlayıcılarının sorumlulukları artırılmalıdır.

12-TEMEL HİZMETLERİN FİYATLARI: Elektrik, su, gıda, eğitim, sağlık, internet, ulaşım ve telefon gibi temel mal ve hizmetlerdeki fiyat artışlarının önüne geçilmeli, bu mal ve hizmetlerin sürekli ve ucuz bir şekilde tüketicilere ulaştırılması sağlanmalıdır.

13-TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ: Tüketicilerin hak arama yolları kolaylaştırılmalı, Tüketici Hakem Heyetleri nitelik ve nicelik açısından daha güçlü hale getirilmelidir.

14-TÜKETİCİ BAKANLIĞI KURULMASI: Ticaret Bakanlığı bünyesinde önemli bir fonksiyonu yerine getiren Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü’nün kamu yönetimi içerisindeki yeri güçlendirilrek, devlet yönetim yapısında ayrı bir “Tüketici Bakanlığı” kurulması seçeneği kamuoyunda tartışılmalıdır.

 

Görev, yetki ve unvanımız ne olursa olsun, evine bir ekmek dahi satın alan herkes tüketicidir. Tüketici sorunlarının en aza indirildiği, STK’larla iş birliği anlayışı içerisinde, tüketicilerin hak arama yollarının daha kolay ve ulaşılabilir olduğu; hepsinden önemlisi, tüketicilerin haklarını koruyarak, gelişmelerini öncelik edinen bir yönetim anlayışını beklediğimizi ifade etmek istiyoruz.

 

Tüketiciler Derneği (TÜDER) olarak, üreticinin ve tüketicinin birlikte kazandığı, kendi kendine yetebilen, teknoloji üreten, katma değer yaratan ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin giderildiği, refah içinde mutlu insanların yaşadığı bir ülke olmayı temenni ediyoruz.Saygılarımızla,15 Mart 2026

 

Levent Küçük​​​​​​​

Genel Başkan

Tüketiciler Derneği (TÜDER)

Levent Küçük
Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]