Tüder - Tüketiciler Derneği

Bakan “Bankalar soygun yapıyor” dedi


27 Temmuz 2013 | 1 Yorum

ResizeImage

Ergün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da yeniden gündeme getirdiği kredi kartları ve bankaların faiz dışı gelirlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Bankalar, müşterilerinin cep telefonlarına günde 2-3 kez mesaj gönderiyor”

“Siz de zannediyorsunuz ki bu iyi niyetli bir bilgilendirme mesajı, meğer öyle değilmiş, o mesajı bize satıyormuş adam”

“Böyle bir bankacılık olmaz. Bunun en azından ayıp karşılanması lazım, utanmalı insan bunu yaparken”

“Anlaşmalı olarak, ‘Müşterileri böyle soyalım, fiyatını da şöyle belirleyelim’ diye anlaşmışlarsa, Rekabet Kurumu da gereğini yapacaktır”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, bankaların, müşterilerinin cep telefonlarına günde 2-3 kez mesaj gönderdiğini belirterek, “Siz de zannediyorsunuz ki bu iyi niyetli bir bilgilendirme mesajı, meğer öyle değilmiş, o mesajı bize satıyormuş adam. Böyle bir bankacılık olmaz. Bunun en azından ayıp karşılanması lazım, utanmalı insan bunu yaparken” dedi.

Ergün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da yeniden gündeme getirdiği kredi kartları ve bankaların faiz dışı gelirlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bankacılık sisteminin, büyümeyi finanse eden bir yaklaşım içinde olması gerektiğini belirten Ergün, sektörün bir takım yeni adımlar atması gerektiğini ifade etti. “Maksimum garanti, sıfır riskle çalışan bir sistem var” diyen Ergün, sektörün bunun da ötesinde faizler düştükçe, yatırım ve üretimden kazanma istikameti yerine tamamen bankacılık sistemi dışı kazançlara yönelmeye başladığını söyledi.

Bankaların, müşterilerinin cep telefonlarına günde 2-3 kez mesaj gönderdiğine değinen Ergün, şunları kaydetti:

“Bankalar, ‘Kredi kartınızın ödemesine şu kadar gün kaldı, EFT talimatınız yerine gelecek, geldi’ gibi her gün 2-3 kez mesaj gönderiyorlar. Ben senden böyle bir mesaj istemiyorum. Bu mesajı neden gönderiyorsun? Siz de zannediyorsunuz ki bu iyi niyetli bir bilgilendirme mesajı, ‘ne iyi bankamız var, bizi her vesileyle bilgilendiriyor’ diyorsunuz. Meğer öyle değilmiş, o mesajı bize satıyormuş adam. Mesajdan para kazanmak için bize mesaj atan bir bankacılık sistemi var. Şimdi bireysel olarak düşündüğümüzde, ‘Ne olacak ki ekstremizde 1 lira fazla var’ diyorsunuz ama onların kasasına milyonlarca 1 lira giriyor. Böyle bir bankacılık olmaz. Bunun en azından ayıp karşılanması lazım, utanmalı insan bunu yaparken.

Müşterisini kandıran ve o hizmeti 2-3 katı fiyatına satan bir bankacılık sistemi var. Böyle olmaz. Bunun yerine yatırımlara, Türkiye’nin büyümesine, projelerine, bunların finansmanına odaklanan bir sistem olmalı. Bunun, sadece bankanın karını değil, ülkenin karını da düşünen bir sisteme dönüşmesi lazım. Zaten anlaşmalı olarak, ‘Müşterileri böyle soyalım, fiyatını da şöyle belirleyelim’ diye anlaşmışlarsa, Rekabet Kurumu da gereğini yapacaktır.”

 “Belki de herkesin ekstrelerine bakması lazım”

Bakan Ergün, belki de herkesin ekstrelerine bakması gerektiğine dikkati çekerek, bankalardan gelen mesajlar nedeniyle herkesin, son birkaç yıl içinde ne kadarlık bir maliyetle karşılaştığını araştırmasını istedi. Sadece bu mesajlarla bankaların milyarlarca lira kazandığına işaret eden Ergün, böyle bir bankacılık sisteminin olamayacağını söyledi.

Kendilerinin de siyasi irade olarak, halkın huzurunu bozacak uygulamaları takip ettiğini dile getiren Ergün, “Hiçbir siyasetçi, milletin verdiği gücü, iradeyi atıl halde tutamaz. Onu dinamik hale getirmesi ve ondan sonuçlar çıkarması gerekiyor. Bankacılık, özel imtiyaz verilen bir iştir. Herkes banka açabilir mi? Açamaz. Bu yetkiyi alanların çok iyi kullanması lazım. Nasıl siyasilerin, halktan aldığı yetkiyi çok iyi kullanması gerekiyorsa, bankacılık sisteminin de bu yetkiyi çok iyi kullanması lazım. Piyasaların gelişmesi, yatırımların artması için kullanması lazım” diye konuştu.

 



Yorumlar (1)

Geri izleme yolu | Yorum RSS Beslemesi

  1. Mehmet GÖZAY diyor ki:

    Bankalar Nasıl olmalı ve nasıl çalışmalı ? Mevduat Maliyeti ile kar oranı ne olmalı ? Ekonominin Lokomotif Kurumlarından biri olan Bankaların yaşatılması ve güçlendirilmesi ; Ülke ekonomisi ile Uluslararası Ticaret ve İş Piyasasında İş Yapmanın olmazsa olmaz olan Finans Kurumlarıdır. Finansal Kurumların Mevduat, yatırım ve finans Bankacılığında uzmanlaşması ve çağdaş standardizasyon ölçülerinde Organize olmaları ve iş yapmaları gerekiyor.
    Türk bankacılığı ; Güçlendirilme uğruna eski model Tefecilik anlayışı ile işlem yapması ; Üst Yönetimlerin kimseye hesap vermek zorunluluğu ve gereği olmamasındandır. Üst yönetimin aldığı ekonomik karar ve uygulamalardan sorumlu tutulması ve Müşterilere karşı gizli ve cebri uygulmalarından dolayı ekonomik ceza biletinin kendilerine ve mütalaa veren hukukçularına da kesilecek şekilde
    yasal düzenlemelerin yapılması, Halkın soyulmasında temel önlemi oluşturacaktır.
    Halkın hükümeti olmak isteyen siyasi iktidarlar ; Vahşi Kapitalizm uygulamalarına; Sosyal ve ekonomik Bankacılık ve Finansman Yasası düzenlemesi ile son vermekle yükümlü ve sorumludurlar .
    Mevduat maliyetleri; Yıllık bazda enflasyon ( Yıl sonu Amortisman değerleme ölçüsü oranı olarak baz alınmalı ve ) Net %3 ilave puan ile sınırlandırılmalıdır. Bankacılık hizmet işlem maliyeti %1,0 olarak alınmalıdır. Bu oran: Enflasyon dışı net Mevduat Faizinin %33’ü olarak sınrlandırılması esas alınarak belirlenmelidir. Bankaların gereksiz ve denetimsiz Lüx Ölü yatırımlara, Orta ve üst düzey Yöneticilerin Yüksek maaş uygulamaların da ( Ülke geçim standartları ve Asgari ücretin 10 katını aşamayacak Ücret skalası ile sınırlandırılmasına, Lüx araç ve sosyal imkan adı altındaki lüx tüketim modelini engelleyen ) Organizasyon ve fridge benefıts düzenlemelerine acil ihtiyaç bulunuyor.
    Türkiye’ nin olmayan Finansma Sigortası Kurumu’ nun kurulması ve Mevduatların %100′ ünün Sigorta kapsamına alınması, Vatandaşın temel Hakkı ve Bankaların birincil sorumluluğudur.
    Bu uygulama ile ; geçmişten gelen veVatandaşın aleyhine, Hükümetlerin de sorumsuz ve maliyetsiz Finansman kullanımına son verilmesi sağlanacaktır.
    TCMB’ nin Disponıbilite uygulası tedricen süresi
    ve oranı tayin edilmiş takvimli Yasal düzenleme yapılarak kaldırılması sağlanmalıdır. Bankaların Maliyet standardizasyonu ve Maliyetlerinin limitlendirilmesi şarttır.
    Bankaların yıllık %6,0 üzerindeki tüm gelirleri , masaya yatırılmalı; BDDK ve Tüketici Derneklerinin belirleyeceği maliyet analisti uzmanlarınca Ortaklaşa olarak her 3 aylık dönem baz alınarak sürekli denetlenmelidir. Bu veriler baz alınarak Bankacılık Yasası yeniden Düzenlenmelidir.
    Son Söz : Tüketici Dernekleri , Ekonomi -Finans Maliyet analisti Uzmanlarından oluşturulacak Daimi Çalışma Gurubu ile ; Bankacılık Yasa Tasarısını hazırlamalı , Yasalaştırma iş ve işlemlerini ve Halk , Hükümet ve TBMM üyelerinin her biri ile görüşerek ve devamlı irtibatta kalarak Yasa çıkarılana kadar , Bıkmadan ve usanmadan azim ve kararlılıkla çalışmalıdır.
    Saygı ile ,

Yorum yazın

%d blogcu bunu beğendi: